doza ray u ramane

birdoz

Tuesday
Sep 07th


Türkiye ABD'den rüşvet alıyor

e-Posta Yazdır PDF

ABD ordusu Afganistan'a girmeden önce, CIA eliyle Taliban taraftarı bazı aşiret liderlerine çantalar dolusu dolar akıtıldı. Bu rüşveti alanlar savaş esnasında Talibanı yalnız bırakınca ABD alana rahat girebildi.

Aynı şekilde Irak'a girmeden önce de Saddam'a bağlı bazı komutanlar rüşvet olarak verilen dolarlar ve Batı'da yargılanmadan yaşamını sürdürme garantisi nedeniyle savaşmadılar. ABD ordusuna ait tanklar Bağdat'a kadar, havaalanı civarı hariç, neredeyse hiç bir direnişle karşılaşmadan tam gaz yürüdüler.

Benzer durumu Iran'da da deniyorlar. Ancak ülke tarihsel ve kurumsal olarak sağlam bir zemine oturduğu için kişileri satın almayla sonuç alınamayacağını gördüler. Bu defa rejim muhalifi örgütleri desteklemeye yöneldiler. PJAK'ı da bu çerçevede kullanamayınca terörist ilan edip, Cundullah diye bir gurubu Belucistan'da askeri, örgütsel ve parasal olarak desteklemeye yöneldiler. Yine İran Azerbaycan'ında askeri anlamda bir yapı olmasa da bazı iş adamlarını destekleyerek sistemle güç mücadelesine girecek bir kesim veya sınıf oluşturmanın zeminini yaratıyorlar.

Türkiye'ye verilen rüşvetin niteliği ve özelliği ise farklı. Diğer örneklerde görüldüğü gibi rüşvet kişilere veya muhaliflere verilirken, Türkiye'de tam aksine devlet yönetimine veriliyor ya da rüşvete teşvik ediliyor. Devlet yetkilileri ise bunu hiç sorgulamadan ülkeyi sattıklarını hesaplamadan pişkin pişkin pazarlığa oturuyorlar.

İlkini Özal'ın 'bir koyup üç alma' hesabında gördük. Baba Bush ile günübirlik telefonlarla görüşen Özal'a verilen sözlere göre Türkiye ABD ile ittifak eder ve güç katarsa Musul-Kerkük yani Federal Kürdistan Bölgesi'ne hakim olacaktı. Unutmayalım O'nun 'Federesyon dahi tartışılmalı' söylemide bu hevesten kaynağını alır.

Ancak en ciddi pazarlık oğul Bush döneminde ikinci Irak işgali öncesinde yaşandı. Abdullah Gül'ün kurduğu hükümetin dışişleri bakanı Yaşar Yakış'ın bizzat içinde olduğu heyet ABD'den alacağı paranın pazarlığını yapıyordu. ABD askerlerinin Türkiye'den geçişi ve Türkiye'nin ABD'nin istediği yerlere asker göndermesi halinde parasal olarak iki alternatifte anlaşıldı. Türkiye ya 5 milyarı hibe, 4 milyar doları kredi olarak alacaktı ya da orta ve uzun vadede düşük faizle ödenmesi kaydıyla 30 milyar dolar kredi kullanacaktı. Üstelik Türk askerleri Basra, Bağdat ya da Sunni Arapların yoğun olduğu bölgelere yerleştirilecekti. Yani bir miktar para karşılığında askerler ölüm çemberine yürüyeceklerdi.

Ancak Hilmi Özkök'ün başında olduğu dönemin Genelkurmayı tutum belirlemedi ve meclisten beklenen çoğunluk sağlanamayınca Türkiye bu rüşvetten ancak 1 milyar dolar alabildi. Erdoğan-Bush görüşmesinin ana ekseninde de bir rüşvet mekanizması vardı. Türk askerlerinin Afganistan'da çatışmalara bizzat girmesi ve devletin Federe Kürdistan Bölgesi'ne karşı tutumunu değiştirmesi karşılığında Güney'de PKK'ye yönelik operasyon, askeri helikopter ve gözetleme araçları alımı, AB ilişkilerinde ve uluslararası piyasalarda mali katkı sağlanması sözü alındı. Fakat Yaşar Büyükanıt'ın yönetimindeki dönemin Genelkurmayı Afganistan konusundaki sözünü yerine getirmeyince AF-PAK (Afganistan, Pakistan) ve Hindistan gezilerinde olan ABD Savunma Bakanı Türkiye'ye gelerek tepki gösterdi ve Güney'de askerlerini çekmelerini istedi. Zaten çatışmalarda zorlanan Genelkurmay bu uyarıyı da alınca apar topar çıkmak zorunda kaldı.

Erdoğan'ın şimdi yapacağı ABD gezisinde rüşvet tartışmaları yine para, silah, Afganistan ve PKK ekseninde dönüyor. Türk askerlerinin Afganistan'daki sayılarının artması ve çatışmalara girmesi için ekonomik destek mekanizmaları devreye sokuldu bile. Örneğin ekonomide herhangi bir pozitif gösterge yokken Türkiye'nin kredi notu yükseltildi. Böylece uluslararası piyasalarda devletin ve Türk şirketlerinin kolay ve ucuz borçlanmasına ABD destek vermiş oldu. Kotaların düşürülmesi beklenmekte, bununla Türk mallarının ABD piyasalarına daha çok ihracatı hedeflenmektedir ki gerçekleşirse çok ciddi bir etki yaratır. IMF'nin Türkiye'ye vereceği kredi miktarını arttırması ve olası seçim süreçlerinin hükümetin aleyhine gelişmemesi için kemer sıkmanın uygulanmaması bir başka önemli rüşvet beklentisidir.

Operasyonlarda kullanılan Apachi Helikopterlerinin Türkiye'ye satışına izin verilmesi, daha etkili istihbarat sağlanması, PKK karşıtlığı ekseninde güney yönetimine baskı yapılması, PKK'den kopanların Türkiye'ye teslim edilmesi de başka beklentidir.

Eş zamanlı olarak Öcalan'a yönelim, DTP'nin kapatılma davasının karar aşamasında olması, operasyonların arttırılması, sözde açılımın rafa kaldırılması, halka yönelim ve Erdoğan'ın yine şiddet ağzını kullanması tesadüfi olmayan, aksine; planlı, amaçlı ve eş zamanlı gelişmelerdir.

 

Eko-stratejik girdap ve öküzün hikayesi

Kürtlerin yaşadığı coğrafya tüm dünya güçlerini tarih boyu ilgilendiren bir öneme sahiptir. Son olarak Roj TV, KNK, daha önce yerel siyasetçiler ve belediyeler ve genel olarak Kürtlere tüm yönelimin temelinde bölgenin ekonomik ve stratejik boyutu belirleyidir. 

Kürtleri temsilen ortaya çıkan bütün aktörler kendi çağının en güçlü devlet veya siyasi yapılarıyla karşı karşıya kalmışlardır. Çünkü burası; ilk üretimin, ilk mübadelenin ve ilk ticaretin başladığı coğrafya veya kesişim noktasıdır. Ü...

Devamını oku...

Kürtler;kriminal ekonominin işçileri

Henüz teori üreten bir toplum değiliz. Yaşamın boyutlarını kurgulayabilen, bu kurgulara gö...

Haydi artık kabuğumuzu kıralım!

'Devlet bu yıl et ithalatına izin vermeseydi, elimizdeki ticari hayvanların piyasası iyi o...

Kriz çanları tekrar hareketlendi

Peşpeşe gelen 'kriz' haberleri küresel krizin yeniden 'canlandığı' konusu gündeme getirdi....

Kapılar tamamen kapalı

Bütçe açığı, ortak para birimi euroyu kullanan 16 ülke için öngörülen yüzde 3 düzeyinin ...

 

Belkî ....

Kürdistan’da Ekonominin Tarihsel Gelişimine Giriş

More:

Tutarlı argümanlar gerçeğe toslarsa

More:

Bulletin most read