doza ray u ramane

birdoz

Tuesday
Sep 07th


Krize çözüm: Savaş mı?

e-Posta Yazdır PDF

Türkiye'de 25 yıldır yaşanan savaşta harcanan para konusunda hala bilimsel ve tutarlı bir rakam olmamakla birlikte 200-400 milyar dolar arası bir rakam telafuz edilmektedir. Savaşa harcanan bu paranın ekonomik kalkınma için kullanılması halinde bunun katma değerininde getirisiyle nerdeyse aynı zaman zarfında bir trilyon dolar düzeyine ulaşacağı iddia edilmektedir. Oysa Türkiye 40 yıldır GAP'ı bitiremiyor. Ve hala Kürt sorununu sözde çözmek için GAP'ı işaret eden Erdoğan gerekli olan 2-4 milyar doları bulmakta zorlanıyor.

Acaba gerçekten böyle mi?

Peki bu para ekonominin kanallarına aksaydı, mevcut yapı, ekonomi ve siyasetin aktörleri nasıl belirlenecekti? Ki asıl sorun buradan kaynaklanmaktadır.

Bu sorun global ölçekte. Kaç yıl önce dünya liderleri Afrika'daki açlığın önüne geçmek, zorlanan ülkelerin borçlarını silmek için ihtiyaç duyulan 40-60 milyar dolar temin etme noktasında anlaşamadılar ve ciddi bir kaynak yaratamadılar. Oysa ABD'nin gelecek yıl savunma sanayi bütçesine ayırdığı para 600 milyar dolar ki, bunun revize edileceği yani arttırılacağı şimdiden belli. Uluslararası silah ticaretinin hacmi 2000'lerden sonra 1 trilyon doların altına hiç düşmedi. Çin, Hindistan, Pakistan, Rusya, Türkiye, İsrail, S. Arabistan, İran hatta Almanya ve Fransa savunma bütçelerine ayırdıkları payı önemli oranda arttırdılar.

Bu devasa aslında sistemin can damarı. Kullanılan yüksek teknolojinin ilk tüketicisi. Ülkelerin ekonomik standartlarına göre orta ve üst gelir gurubunda yer alan kalifiye işgücü ile üretmeden tüketen, asalak tüketici, olan askeri personel bu sektörde. Demirçelik, gıda, tekstil, taşımacılık, iletişim, otomotiv, petrokimya, konut ve imalat sanayinin tüketicisi. Krizleri önlemede de belli bir role sahip. Çünkü silah üreten şirketlerin alıcısı devlettir, ordu için gerekli bilgisayar, program ya da araba, yiyecek, kıyafet alımı vb devlete ait. Haliyle halkın vergilerini istediği şirket, ülke veya sektöre yatırarak tüketebilir, ekonomiye nefes aldırabilir. Bunun süreklilik kazanması için eldekilerin tüketimi ve kullanımı şarttır. Söz konusu silahlı güçler olunca kriz, müdahale, çatışma ve savaş şarttır. İşte tam bu noktada ABD'nin savunma bütçesini Irak ve Afganistan'daki savaşta ya da diğer ülkelerdeki üslerinde bulunan paralı askerlere ve ihtiyaçlarına harcaması birçok firmanın iştahını kabartmaktadır. Rekabeti kazanmak için sürekli yenilikler yapan firmalar silah teknolojisi ve yan sektörlerdeki gelişmeleri de etkilemektedirler.

Üstelik kayıt dışı ekonominin, rüşvetin iltimasın en çok olduğu sektördür. Türkiye bariz bir örnektir. 600 bin asker yanı sıra hizmet birimlerindeki diğer personelin ihtiyacı için hangi firmalara ihale verilmekte, bu firmalarla generallerin ilişkileri ne düzeydedir? Ve bu firmalar hangi siyasi partiyi desteklemektedir? Dış pazarlara verilen silah sparişleri için ihaleye giren firmalardan generallerin payı nedir? Ya da bugünki hakimiyetlerini sürdürmek amacıyla nasıl destekleniyorlar? Alım yapan aracı firmalar hangi kritere göre belirlenmektedir?

Özellikle uyuşturucu satışı yapan ve kayıt dışı gelire sahip olan şahıs ve firmaların silah ticareti yaparak ve rakamlarla oynayarak paralarını kayıt altına alışları dikkate değerdir.

Türkiye'de silah, spor, inşaat sektörü çok ilginç bir biçimde ilişkilidir. Bu üçüyle aynı anda uğraşan firmaların yöneticileri, siyasi eğilimleri, yönetim kurullarında yer alan emekli emniyet yöneticileri ve generaller veya görevdeki polis ve generallerle bir araya geldikleri resepsiyonlar gözlenir ve ilişkileri incelenirse çok ciddi sonuçlar elde edilir.

Savaşa giden 200-400 milyar doların ekonomiye gitmedi ama birilerinin iktidarını korudu. Çünkü bu savaş ile birlikte sadece insanlar ölmüyor. Aynı zamanda bir siyasal mekanizma, ekonomik çıkar gurubu kollanmakta ve iktidar odakları elde tutulmaktadır. Kayıtlı bütçe ile yapılan ihalelerde yandaşlar desteklenmekte. Fonlardan ve örtülü ödeneklerden sağlanan finansal destek yanı sıra şahıs ve şirketlerin uyuşturucu, kumar,kayıt dışı gelirleri de kayıt altına alınmaktadır. Evet egemenler için krizleri atlatmada etkili bir araç.

Ehmed PELDA
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

Eko-stratejik girdap ve öküzün hikayesi

Kürtlerin yaşadığı coğrafya tüm dünya güçlerini tarih boyu ilgilendiren bir öneme sahiptir. Son olarak Roj TV, KNK, daha önce yerel siyasetçiler ve belediyeler ve genel olarak Kürtlere tüm yönelimin temelinde bölgenin ekonomik ve stratejik boyutu belirleyidir. 

Kürtleri temsilen ortaya çıkan bütün aktörler kendi çağının en güçlü devlet veya siyasi yapılarıyla karşı karşıya kalmışlardır. Çünkü burası; ilk üretimin, ilk mübadelenin ve ilk ticaretin başladığı coğrafya veya kesişim noktasıdır. Ü...

Devamını oku...

Kürtler;kriminal ekonominin işçileri

Henüz teori üreten bir toplum değiliz. Yaşamın boyutlarını kurgulayabilen, bu kurgulara gö...

Haydi artık kabuğumuzu kıralım!

'Devlet bu yıl et ithalatına izin vermeseydi, elimizdeki ticari hayvanların piyasası iyi o...

Kriz çanları tekrar hareketlendi

Peşpeşe gelen 'kriz' haberleri küresel krizin yeniden 'canlandığı' konusu gündeme getirdi....

Kapılar tamamen kapalı

Bütçe açığı, ortak para birimi euroyu kullanan 16 ülke için öngörülen yüzde 3 düzeyinin ...

 

Belkî ....

Kürdistan’da Ekonominin Tarihsel Gelişimine Giriş

More:

Tutarlı argümanlar gerçeğe toslarsa

More:

Bulletin most read