Birileri tutturmuş "tek devlet, tek millet, tek bayrak" diye.
Ben bu topraklar üzerinde doğmuş biri olarak diyorum ki, "al başına çal." Bana, benim neyi benimsemem gekertiğini sen söyleyemezsin. Dikte edemezsin. Nihayetinde ben kendi ölçümde bunu kabul etmedim ve bedelini de azçok ödedim, halende ödemekteyim. Hele hele benden daha fazla bedel ödemiş, nesiller boyu sürmüş direnişlerin sahibi insanların reddi hiç mi hiç hafife alınır gibi değil.
Tabii ki, sen istediğini söylersin, söylüyorsun da. Ben de duyuyorum. ve söylüyorum: "Tekini, teklerini, tekliklerini red ediyorum. Red eden milyonlar gibi. ki senin teklikteki ısrarının benim reddim anlamına geldiği gibi."
Senin kardeşliğini de red ediyorum. tabii senin anlayışının ürünü olan kardeşliği...
Benim neyime kardeşlik.
Tamam, aynı coğrafya da tarihsel, toplumsal, kültürel ve siyasal şartlardan dolayı bir arada yaşama gereği var. Ama anamız babamız, atamızda bir değil kardeş olalım. Bir arada yaşamak için de ille kardeş olmamız gerekmiyor.
birbirinin realitesini kabul eden bir hukuk, bir anlaşma daha gerçekçi, daha anlamlı olur. Bu hukuk illede olacak. birlikteliğin hukuku olmazsa ayrılığın hukukuna da razı olmak zorunda kalırsın. Seçme hakkı senin. Ben şahsen her ikisine de varım. Çünkü teklik kompleksim yok.






