Almanya'da bir Êzîdî kenti: Celle
- Category: Çand û Wêje

Almanya'nın 70 bin nüfuslu kenti Celle'de yaşayan 10 bini aşkın Êzîdî Kürt, hem kültürlerini kaybetmemek hem de yaşadıkları sorunlara çözüm üretmek için Celle Êzîdî Kültür Evi'nde buluşuyor
| Almanya'nın Niedersachsen (Aşağı Saksonya) Eyaleti'nin 70 bin nüfuslu kenti Celle'de onyıllardır yaşayan 10 bini aşkın Êzîdî, hem kültürlerini kaybetmemek hem de yaşadıkları sorunlara çözüm üretmek adına kurdukları Celle Êzîdî Kültür Evi'nde (Êzidisches Kultur-Zentrum in Celle und Umgebung e.V.) 1994 yılından beri çalışmalar yürütüyor. Yürüttükleri çalışmalarla Almanya'daki devlet kurumlarının beğenisini kazanan Kürt Êzîdîler, birçok konuda kurumlarla hareket ettikleri gibi, Kürtçe'nin asimile olmaması ve gelenek göreneklerini yitirmeme adına da uğraş veriyor. Êzîdiler ilk olarak 1994'te kiraladıkları bir mekanda başladıkları çalışmalarda giderek deneyim kazanarak, bugün çok amaçlı kullanılan salonların ve geniş bahçesinin bulunduğu ve mülkiyeti kendilerine ait bir mekana sahip. 2 senede bir kongresini gerçekleştiren Celle Êzîdî Kültür Evi'nin uzun süredir başkanlığını yürüten Salih Yalti, 2001 yılında çalışmaların sekteye uğradığını ve 2002 yılında arsa satın alarak mülkiyeti Êzîdîlere ait Kültür Evi'ni inşa etmeye başladıklarını söyledi. Yalti, 3 yıl içinde 350 genç ve Êzîdîlere ait şirketlerin yoğun çabaları ve emeğiyle inşa edilen Ev'de çalışmaların tekrar resmiyet kazandığını ve üye sayısının 75'ten 800'e çıkarıldığını kaydetti.
Celle'deki mahkemeler cezası 5 ay ve altında olan Kürtlerin davalarında ise direk Kültür Evi'ni de devreye sokarak, bir karara varıyor. Hakim ve savcılarla ilişki içinde olduklarını belirten Yalti, Kürtler arasında yaşanan sorunlara müdahil olduklarında ilk başlarda devlet kurumlarından tepki çektiklerini ifade ederek, "İlk başlarda sizler bizim kanunlarımıza rağmen nasıl davacı ve davalı taraflarla görüşüp bir anlaşmaya varırsınız diye tepki gösteriyorlardı. Ancak bizler onlarla yaptığımız uzun uğraşlar sonucu, onların bizim kültürümüze, örf ve adetlerimize yabancı olduklarını ve ancak sorunlara bizlerin vakıf olabileceğini anlattık. Onlar ilk başlarda bunun farkına varamadılar ama zamanla, gerçekten de onların mahkemelerinin vardığı sonuçla sorunların çözülmediğini ve davalı ile davacılar arasında sorunların artarak devam ettiğine şahitlik ettiler. Bunun üzerine bizden yardım isteyerek yaptığımızın doğru olduğunu söylediler. Şimdi de Kürtler arasında yaşanan bir anlaşmazlık ya da bir Kürt ile Alman arasında yaşanan sorunlar için hemen bize başvuruyorlar. Böylece bir karara varılıyor" dedi. Mahkemelerin hapis cezasına çarptırdığı Kürt yurttaşlara da cezalarını Kültür Evi'nde çalışarak çekmelerini önerdiğini söyleyen Yalti, birçok kişinin aldığı cezalar nedeniyle Kültür Evi'nde yapılan işlere katıldığını ve böylelikle ceza sürelerini doldurduklarını kaydetti. Kimi zaman evde gördükleri şiddetten dolayı kimi genç kadınların kaçtığını söyleyen Yalti, onlarla da kadın yöneticilerin ilgilendiğini belirtti. İltica ve evlilik Mültecilerin sorunları ile de ilgilendiklerini sözlerine ekleyen Yalti, Irak, İran, Suriye, Türkiye ve Ermenistan'dan göç eden ve iltica başvurusunda bulunan Êzîdîlerin devlete yaptıkları başvurunun kendilerine geldiğini ve olur cevabı verdikten sonra Alman devleti tarafından işlemlerinin başlatıldığını dile getirdi. Ayrıca iki ayrı ülkeden birbirleri ile evlenmek isteyen Êzîdîlerin de ilk etapta Kültür Evi'nde örf ve adetlere göre evliliklerinin yapıldığını, sözkonusu kişilerin evlilikleri yapıldıktan sonra dosya tutulduğunu ve bu dosya doğrultusunda Alman hükümeti nezdinde resmi evliliklerinin yapılabildiğini vurguladı. Kültürel faaliyetler Kültür Evi'nde 21 kız çocuğu 5'i erkek 26 kişiden oluşan Koma Laleş folklor ekibinin bulunduğunu, 40 çocuktan oluşan 2 saz grubunun bulunduğunu ve bunların haftada 3 gün eğitim aldığını, 4-8 yaşları arasında 45 kişilik çocuk korosu olduğuna işaret eden Yalti, bunların Kürt folklor ve müziklerini icra ettiğine dikkat çekti. Diğer dinlerle ilişkiler Kendi kültürlerini yaşatmanın yanı sıra diğer din ve kültürlerle de ilişki içinde olduklarına vurgu yapan Yalti, geçtiğimiz yıl Hıristiyan, Êzîdî ve Yahudi dinine mensup yurttaşlarla bir etkinlik yaptıklarını bu yıl da bu etkinliğe Müslümanları da katarak yeni bir etkinlik yapacaklarını söyledi. Mala Êzîdiya da ayrıca çocukların Laleş'ten getirilen Kaniya Sipî'nin suyu ile kutsandığını, Çarşema Sor bayramının kutlandığını, cenazelerin yıkandığını ve taziyelerin Kültür Evi'nde kabul edildiğini söyleyen Yalti, ayrıca her sene Laleş'e turlar düzenlediklerini ifade etti. Kadınlar Kürtçe eğitim veriyor Mala Êzîdiya içinde çalışmalarını sürdüren Hêvî Kadın Grubu Üyesi Luksiya Agirman ve Rindî Yalti de, kadınlar olarak ayda bir kahvaltıda bir araya geldiklerini, projeler geliştirdiklerini, alanlarında uzmanlaşmış kadınları getirerek, kadın hakları, hastalıkları, çocuk ve farklı toplumlarla iletişimleri konularında seminerler düzenlediklerini kaydetti. Yalti ve Agirman, ayrıca Celle'deki birçok okulda Kürt çocuklarının anadillerinde eğitim görmeleri için eğitim verdiklerini söyledi. Yalti ve Agirman, ayrıca Batman ve Celle'deki çocuklar arasında bir köprü oluşturmak için mektup arkadaşlığı projesi başlattıklarını söyledi.
Beş kişiden biri Êzîdî Celle, Almanya'nın kuzeyinde, Aşağı Saksonya Eyaleti'nin 70 bin nüfuslu kenti. Hannover'e 39 kilometre uzaklıkta bulunan kentte resmi rakamlara göre 10 binden fazla Êzîdî yaşıyor. Ortalama 5 kent sakininden biri Êzîdî. Celle'ye ilk göçler 1960'lı yılların ortalarında başladı. Almanya'da ise toplam 60 bin civarında Êzîdî'nin yaşadığı belirtiliyor.
ABDURRAHMAN GÖK - DİHA/CELLE
|
Kaynak:Özgür Politika
SERXWEBUN
Ulusulara Bağımsızlık Halklara Serbestiyet Bireylere Özgürlük İçinde bulunduğumuz uygarlığın özellikleri kriter alındığında, Siyaset biliminin geçmiş tecrübeleri ve günümüz öngörüleri esas alındığında Her ulusun temsiliyeti bağımsızlıkla özdeştir. Bundan dolayı yeryüzündeki her ulus gibi Kürtlerin hakkı bağımsız bir devlettir. Ama hiçbir ulus hiç bir zaman saf bir ırka, tek bir ırkın yaşadığı bir coğrafyaya sahip değildir. Farklı uluslara ait guruplar, bireyler ve etnik birimler görülebilmektedir. Ayrıca her ulusun mensubu bireyler ve guruplar farklı dinsel, dilsel, kültürel farklılıklara, ayrı yaşam anlayışlarına sahip olabilirler. Kürdistan'da da Araplar, Farslar, Türkler başta olmak üzere kadim halklar, Ermeniler, Süryaniler, Yahudiler, Rumlar, Kafkasik halklar ve başka guruplar, etnik temsiliyetler mevcut. Bu halkların Kürdistan Coğrafyasında bütün haklarına sahip olmaları şarttır. bunların kendilerini ifadeleri önünde engel olacak hiçbir uygulama ve yasa kabul...