Kürtler, coğrafik ve siyasal ayrılıkları gidermeye yönelik önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Siyasi yelpazenin farklı noktalarında bulunan birçok Kürt örgütünün katılımıyla Haziran ayında düzenlenmesi öngörülen „Kürdistan Ulusal Konferansı“, 21. Yüzyılda Kürtlere yeni bir statü arayışının önemli bir aşaması olarak kabul ediliyor. Konferans, binlerce yıl önce ilk kez Medler zamanında oluşturulan Kürtler arası siyasi birliğin, günümüz şartlarına uyarlanmasını amaç ediniyor. Büyük Eylül Devrimi Derneği Başkanı Tarihçi Yazar Abdulwahit Dibegî, Federal Kürdistan Bölgesi Özgür Kadın Hareketi Meclisi Üyesi Saliha Viyan, Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Federal Kürdistan Bölgesi Yürütme Kurulu Üyesi Kamuran Berwari ve Kürdistan Parlamenterler Birliği (YPK) Başkanı Nimed Abdulla, Ulusal Konferans ile ilgili görüşlerini paylaştı. Kimi tarihsel kaynaklar, doğuda Asurlar’ın, batıda Hititler’in saldırılarına karşı Busaeler, Paretaseniler, Strusatlar, Arizantiler, Budiiler ve Magiler adlı 6 büyük Kürt aşiretinin, Med çatısı altında biraraya gelerek, Asurlar’ın egemenliğine son verdiği; Aşağı ve Yukarı Mezopotamya çevresinde Med Uygarlığı adı altında güçlü bir hakimiyet kurduğunu yazar. O günden bu yana 30’a yakın iktidar deneyimi yaşayan Kürtler, iç çelişkiler ve dış müdahaleler nedeniyle bu statülerini uzun süre koruyamadı. Aradan geçen onlarca asırdan sonra, gerek Türkiye, gerek Irak, gerekse de İran ve Suriye’de siyasal olarak önemli bir düzey yakalayan çeşitli Kürt parti, örgüt ve çevreleri, „Kürtlerin tarihten günümüze süre gelen özgürlük ve birlik arayışlarını sonuca ulaştırmak“ amacıyla önemli bir buluşmaya hazırlanıyor. Kürdistan Ulusal Konferansı adı altında yapılacak olan bu buluşma, Kürtlerin toplumsal ve siyasal geleceğine ilişkin söyleyeceği sözü olan tüm çevreleri buluşturacak. Sorularımızı yanıtlayan Büyük Eylül Devrimi Derneği Başkanı Tarihçi Yazar Abdulwahit Dibegî, öncelikle birlik ve Kürtler konusunun tarihsel arka planını hatırlattı: „Kürtler Ekbetan’da ilk olarak siyasal bir faktör olarak tarih sahnesine çıkıyor. Bu sürecin ardından Medler büyük bir imparatorluk kuruyor. Kürtler Medler sonrası da uzun bir süre iktidarlarını koruyabiliyorlar. Fakat Medler sonrası yaşadığı gerilemeyle birlikte bütün değerleri elinden gasp ediliyor ve bütün tarihsel mirası başka iktidarlar tarafından çalınarak sömürgeleştiriliyor. Uygarlığın beşiği olan bir halk sömürgeleşmeye sürecinin içine giriyor. Sasanilere kadar da tam bir sömürgeden bahsetmek mümkün değil. Tüm parçalardaki Kürtlerin ilişki içinde olduğu biliniyor ve henüz bir parçalanma söz konusu değil. Bugünkü parçalanmışlığımızın temeli, bu süreçten sonra şekilleniyor ve bizim mevcut durumumuz onun ürünü. Kürt ulusal kıyafeti giyiyoruz ama Arap, Türk ya da Fars aklı ile konuşuyoruz. Bütün bunlar bin yılları aşan sömürgeciliğin eseri.“ Günümüzde Kürtlerin ulusal bir birliği oluşturmada yaşadığı zorlanmanın tarihsel parçalanmışlıkla bağlantısına dikkat çeken Dibegî, „Ulusal duygularımızı yitirmiştik. Kürtler son çeyrek yüzyıla kadar kendinden utanan bir toplumdu. Umut ediyorum ki; tarihsel değerlerimizle buluşup, güçlü bir birlik oluşturarak, kendi topraklarımızda özgürce yaşayacağız. Bu parçalanmışlığa son vereceğiz“ diye konuştu.
Kadınlar konferansa hazırlanıyor Kürdistan Ulusal Konferansı’nın düzenlenmesinde Kürt kadın hareketinin payı büyük. 24-25 Nisan 2011 Amed’de Ulusal Kürt Kadın Konferansı düzenleyen kadınlar, adeta konferansa giden yolu açtı. Konferans, Kürtlerin yaşadığı tüm ülkelerdeki kadınların katılımını sağlaması açısından bir ilkti. Konferansta, Kürt kadınlarının „Şerê Birakûjî“nin (Kardeş Kavgası) bir daha gündeme gelmemek üzere sona ermesi için her türlü çabanın gösterileceği yönündeki tutumu ve ulusal konferans çağrısı öne çıktı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Federal Kürdistan Bölgesi Özgür Kadın Hareketi Meclisi Üyesi Saliha Viyan, „Yaptığımız konferans ile biz ilk adımı atmış olduk. Simdi ikinci önemli adım ulusal konferans ile atılacak. Bizim ulusal konferans hazırlıklarımız Kürt toplumu için büyük bir öneme sahip. Bu yüzden kadının konferansa katılımı güçlü olmalı. Kendi rengiyle konferansa katılabilmeli. Biz hem Kürt halkının hem de kadının özgürlüğü için ortak mücadele etmemiz gerektiğinin farkındayız“ dedi. Kadın hareketi olarak kendilerini sorumlu gördüklerini belirten Viyan, „Düşman Kürtlere saldırdığı zaman ‘bu Güneyli, şu Kuzeyli, şu kadın, bu erkek’ demiyor. O yüzden bizim mutlaka ulusal birliğimizi kurmamız lazım“ diye konuştu.
Sömürgeciler rahatsız „Kürtlerin ulusal birliğinden sömürgeci devletlerin rahatsız olduğunu“ ifade eden Viyan, şunların altını çizdi: „Bu yüzden de sömürgeciler Kürt ulusal birliğinin oluşmaması için her türlü çabayı harcıyor. Ulusal Konferansı da kimi çarpık tartışmalarla engellemeye çalışıyor. Bizim tüm mücadele kanallarımız bu tehlikeye dikkat etmeli ve birbirinin farklılıklarıyla yaşamayı bilmelidir. Kendi şahsi çıkarlarını hiçbir zaman ulusal çıkarların önüne koymamalıdır. Biz de diğer halklar gibi haklarımızla yaşamak istiyoruz. Konferansta herkesi bağlayacak bir sözleşmenin oluşturulması gerekiyor. Kürt birliğinin gelişimi için konferans farklı görüşlere açık olmalıdır. Konferans bu farklılıklarla Kürtlerin büyük bir güç haline gelmesini sağlayacak.“
Berwari: Ulusal program hazırlanmalı Öcalan’ın 15 Şubat 1999 tarihinde Türkiye’ye getirilmesine, Kürtler arası birliği sağlayarak cevap olmak düşüncesiyle 26 Mayıs 1999’da kurulan Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) kuruluş beyannamesinde belirttiği gibi, „Kürtlerin kendi kaderini tayin etmesi, ulusal kimliği ve ulusal birliği sağlama“ amacıyla faaliyet yürütüyor. KNK, Kürdistan Ulusal Konferansı’yla, 13 yıldır kesintisiz olarak sürdürdükleri mücadelenin bir anlamda meyvesini verdiğini düşünüyor. KNK Federal Kürdistan Bölgesi Yürütme Kurulu üyelerinden Dr. Kamuran Berwari, „Kürdistan Ulusal Konferansı, Kürtlerin hayali ve gerçekleştirmek için uğraş verdiği bir stratejidir. Bu ulusal proje bir KNK projesidir“ dedi. Konferansın temel amacının „ulusal birlik konusunda bir strateji oluşturmak; Kürtlerin tek ses ve tek yürek olmasını sağlamak olduğunu“ kaydeden Berwari, konferanstan beklentilerini söyle sıraladı: „Kürtlerin geleceği konusunda ulusal bir program hazırlanmalı ve bu strateji ile tüm parçalarda ulusal birliğin kuruluşu gerçekleştirilmeli. Kuskusuz böylesi bir stratejinin hayat bulmasıyla Kürtlerin tüm parçalardaki sorunları çözüm yoluna girecek ve ulusal birlik-ittifak daha da güçlenecektir. Kürt birliği sağlandığında zayıflık sona erecek ve Kürtler güçlenecektir. Umut ediyorum ki bu konferansta diğer uluslarla nasıl birlikte yaşayacağımızı, nasıl örgütleneceğimizi ve nasıl özgür bir Kürdistan kuracağımızı ortaya koyacağız.“
Konferans için uygun zaman Berwari, konferansın zeminin her zamankinden daha güçlü olduğuna da dikkat çekerek, şunları söyledi: „Kürdistani hareketler ‘biz çevrenin baskılarından çekiniyor ve ulusal birlik olmaktan korkuyoruz’ gerekçesiyle kendilerini kandırmasınlar. Hiç kuskusuz dış güçler gelip Kürtlerin birlik olmasını istediğini söylemeyecek ve böylesi bir şeye sıcak bakmayacaklardır. O yüzden konferansın ulusal birlik, tek ses ve tek tutum çıkarmaması Kürtler açısından büyük bir kayıp olacaktır. Şu an konferans için siyasi, ekonomik, felsefi ve toplumsal zemin var. Kürtlerin kendi kaderini tayin etmesi için zemin oluşmuş durumda“ seklinde konuştu.
Tüm kesimler katılmalı
Başta PKK, KDP ve YNK olmak üzere tüm Kürt hareketlerine seslenen Berwari, şu çağrıyı yaptı: „Kürtlerin kaderi bu üç hareketin ortak tutum alması ve birlik olup, konferans çalışmalarını aktif yürütmelerine bağlıdır. Yine Kürdistan’da, bilinen tüm kişi ve kurumlar, yayın organları, ulusal konferans ve ulusal birlik konusunda güçlü yayınlar yapmalıdır. Tüm parçalardaki Kürtler konferans delegelerini hazırlamalıdır. Konferansa bilim insanları, aydınlar ve akademisyenlerin katılımı da çok önemlidir. Kürtlerin önde gelen kurum ve siyasi partileri olan KNK, KCK, PKK, YNK ve KDP’nin temsilcileri hazırlık komitesinde yer almalı ve toplumun tüm kesimlerini konferansa katmalıdırlar. Hiçbir şekilde konferans dışında kalan olmamalı, PKK, KDP, YNK, PAJK, PJAK, PÇDK, PYD, GORAN, YEGIRTU ve tüm Kürt hareketleri -ister silahlı, ister sivil- konferansa dahil olmalıdır. Bu hareketler konferansa dahil edilirken dış güçlerin hassasiyetine bakılmamalıdır. Eğer bu ilke esas alınmazsa konferans, ulusal bir konferans olmaz.“ Konferansın amacının hiçbir şekilde bir hareketi ya da kesimi öne çıkarmak olmadığına dikkat çeken Berwari, söyle konuştu: - Temel amaç Kürt halkının hakları için ortak bir program oluşturarak büyük Kürdistan’ın özgürlüğünü sağlamaktır. - Bizim bölge devletleriyle ne tür bir ilişki içinde olacağımız netleşmeli ve Kürdistan’ın geleceği belirlenmelidir.
Birliği sağlayacak organ
Kürt parlamenterler, bakanlar ve bazı bürokratlar emekli olduktan sonra 2005 yılında Kürdistan Parlamenterler Birliği’ni (YPK) kurdu. YPK, Federal Kürdistan Parlamentosu’nda 2006’da resmi statü elde etti. YPK’nin temel amacı hükümetin ulusal konularda tutum alamaması durumunda ortak bir deklarasyon yayınlayarak, hükümeti ulusal tutum alamaya çağırmak ve bu konuda destek sunmaktır. YPK Başkanı Nimed Abdulla da, konferansın zorunluluğuna dikkat çekti: „Çünkü Kürtlerin bütün eksiklikleri ve sorunları, birliği sağlayacak böylesi bir konferansla çözüme kavuşur. Ancak bu şekilde kendi ulusal varlığını tüm dünyaya ilan eder. Tüm Kürtlerin konferansa bu temelde yaklaşması ve konferansa tüm Kürt taraflarının katılması gerekiyor.“ MURAT KOLCA - DİHA HEWLÊR
Gençlik hazır
Ulusal Kürt Gençlik Konferansı’nın ilki BDP’nin gençlik yapılanması olan Demokratik Yurtsever Gençlik’in (DYG) çağrısıyla 16 Mart 2011’de Amed’deki Cegerxwîn Gençlik Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapıldı. Birçok ülkeden yüzlerce delegenin katıldığı konferansta, „Kürdistan’ın dört parçasında baskı ve zulüm hangi ülke ve ulustan gelirse gelsin, buna karşı mücadele etmemiz gerekiyor. Kürtçeyi yasaklayan devletlere karşı mücadele ederek, dilimize sahip çıkmalıyız. Kürtlerin ulusal birliği oluşturulmalı. Bütün örgütler biraraya gelerek bir an önce ulusal konferansı toplamalı. Kürt sorunun çözümü için demokratik ve barışçıl yollar denenmeli“ gibi kararlar alındı. Ulusal Kürt Gençlik Konferansı’nın ikinci ise 15 Mart 2012’de Federal Kürdistan Bölgesi’nin Hewler kentinde yapıldı. Konferansta, ulusal güvenliğin, ulusal birliğin temel amacı olduğu vurgulanırken, yine Türkiye, Suriye, İran ve Irak’taki Kürtlerin mücadelelerinin amaçları olan özerklik, federasyon, bağımsızlık ve otonomi taleplerinin desteklenmesi kararı alındı. Konferansta, „Kürt gençliği tüm parçalarda yaşayan Kürt halkına yönelik tüm saldırılara karşı mücadele yürütür. Asimilasyon politikalarına karşı mücadele yürütür, diline ve kültürüne sahip çıkarak asimilasyoncu politikaları protesto eder. Tüm siyasi aktörlerin katılımı ile Kürdistan Ulusal Konferansı’nın gerçekleşmesi için mücadele yürütür“ başta olmak üzere birçok konuda kararlar alındı. Katılımcılardan Koma Civakên Kurdistan (KCK) Yürütme Konseyi üyesi Berfîn Serhad, gençliğin biraraya gelişinin çok önemli ve hayati olduğunu belirterek, ulusal birliğe de önayak olunabileceğini söyledi. Serhad, „Düşmanlarımızın yürüttüğü bölme parçalama politikalarının sonucu olarak gelişen farklılaşmalara karşı ulusal birliği güçlendirerek mücadele yürütmesi gereken en dinamik güç gençliktir“ dedi. Hewler’deki Ulusal Kürt Gençlik Konferansı Divan Üyesi Rezan Gulo, Kürt gençliğinin, Kürt hareketleri arasındaki çelişkilerin sona ermesi için önemli bir adım attığını söyledi. Konferansta birçok konunu tartışıldığına dikkat çeken Gulo, „Konferansımızın ulusal konferansa güçlü bir alt yapı oluşturmasını ve bu temel üzerinde hiçbir Kürt hareketinin dışında kalmadığı yeterlilikte gerçekleştirilmesini umut ediyoruz“ diye konuştu.
Konferans delegasyonundan Xebat Andok, gençliğin gerçekleştirdiği konferans ile ulusal konferansın önünü açtığına işaret etti. Andok, „Gençlik konferansı ulusal birlik için çok önemli bir adımdır. Kürtlerin ulusal birlik olarak tutum sahibi olması ve sömürgecilere cevap olması gerekiyor. O yüzden ulusal konferansın böylesi tarihsel bir süreçte gerçekleşmesi ve bu dönemin yaratmış olduğu fırsatların kaçırılmaması lazım“ şeklinde konuştu. Kürdistan Ulusal Gençlik Konferansı Hazırlık Komitesi Üyesi Mustafa Mamay ise tüm Kürt hareketlerinin birlik olabilmesi için ulusal konferansın yeterli bir katılım düzeyi ile gerçekleşmesinin önemine dikkat çekti. Mamay, şunları söyledi: „Ulusal birlik karşıtı tutumlara karşı bizim duruşumuz bellidir ve hiçbir zaman ulusal birliğe zarar verecek tutumlara göz yummayız. Zaten yanlış yaklaşımlardan ötürü konferans yeterince gecikti. Artık tüm Kürt hareketleri tarihlerinden ders çıkarmalı ve ulusal birlik konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir.“ 1046 |