Breaking News:
Wan’da sefaletin sefaleti -Ehmed Pelda - Thursday, 01 December 2011 22:57
27 Yıl Sonra Tekrar Van-4-A.Haydar Gürbüz - Tuesday, 29 November 2011 17:20
27 Yıl Sonra Tekrar Van-3-A.Haydar Gürbüz - Monday, 28 November 2011 16:32
27 Yıl Sonra Tekrar Van-2-A.Haydar Gürbüz - Saturday, 26 November 2011 21:07
27 Yıl Sonra Tekrar Van-1-A.Haydar Gürbüz - Friday, 25 November 2011 18:17
Techno-Ecology: Ekonomi ve politikanın gerçek sahnesi - Wednesday, 23 November 2011 23:12
Bir tutsaktan mektup var - Wednesday, 23 November 2011 22:38
Güç mücadelesinin yeni kutsal kitabı-Ehmed Pelda - Sunday, 13 November 2011 15:11
Birde Bana Kulak Veriniz-A.Haydar Gürbüz - Tuesday, 25 October 2011 07:45
zel dağının rüzgarı - Friday, 21 October 2011 16:29
Barış İçin Savaşmak - Tuesday, 11 October 2011 07:17
İkiyüzlülük abidesi - Sıtkı Güngör - Tuesday, 11 October 2011 07:14
Sancı-Ehmed Pelda - Tuesday, 11 October 2011 07:09

Ahh Bu Yeni Yıllar(Şiir)A.Haydar Gürbüz

kutlamaların havada uçuştuğu
kadehlerin tokuştuğu
herkesin buluştuğu
bir gecenin insanlığa sunduğukucaklar dolusu umutlarla,söylemler

"gecelerimiz değişecek,
gündüzümüze hep güneş doğacak,
karanlık işler olmayacak,
başka bir evrene taşınılacak,
ve bu yeni yılda insanlık
yeniden doğacak
devrimlerin yılı olacak
herşey yeniden kurulacak!!!!"
ardı arkası kesilmeyen ve yerini asla bulmayacak
balondan mesajlar,
 
 
oysa,
değişen sadece rakamlar
gerisi bildiğimiz masallar
ve her yeni yılda
aynen ezbere adanma
dileklerimi, umutlarımı
sınıfta kalmış öğrenci misali tekrarlar dururum;
"açlıklar, sefaletler,katliamlar,
savaşlar ve haksızlıklar olmasın
kardeşçe yaşama
özgürce yaşama
düşünce özgürlüğü
halkların kardeşliği
ve beyaz güvercin uçsun diye semalarımızda"  
umutlar dururum
ve bu tekrar-ı umut
tam 47 yıldır sürer gider
 
 
kendilerine insanım diyenler
ey insanlar,
insan oğlu insanlar!
kalkıp birilerini
dillerinden, milliyetlerinden
ırklarından ve renklerinden
icatlarından ve düşüncelerinden
birde insani yaşama isteklerinden ötürü
öldürten ınsanlar!
yeni yıla girmek neyimize gerek!!
 
---
 
eski çuldan
yamuk sırttan
henüz kurtulamamışken
ateşten giydiğimiz gömleği
bir kibritlik yakışa
bir ağızlık karara
bir tek kurşuna
bir kalem kırılışına 
sunan efendiler
yeni yıla girmek neyimize gerek!
 
insanca yaşamak
ve ona inanmak 
mevsimlere taşımak
ve yılları durdururcasına 
bir kelebeğin narin kanadında
evren boyu barış rüzgarlarını
uçurtmak dururken!
 
ve bu bir görevken
bir gecelik aydınlıklarda
yarınların çığlığını karşılamak
bizim işimiz değil efendiler
 
---
 
karanlık dünyanızı
bir kaç dakika aydınlatıp da
yoksul yürekleriniz zenginleşir sanmayınız
soygun yüzünüz
vurgun ömrünüz cennetleşir sanmayınız
 
o çöplüklerde
pazarlarda, rıhtımlarda
ya da sokaklarda
çocukların aradığı
sıcak göller, uzaktan kumandalı gemiler
ve uçaklar değil
peşinde koştukları
sarışın kızlar, sükse etekliler değil
 
onların aradığı
aralamak istedikleri umut kapılarıdır,
bir parça ekmektir yemek istedikleri,
 
efendiler!
ekmek kavgasıdır
yaşam kavgasıdır
insanlık kavgasıdır
örtünme barınma
pisliklerden arınma
yorgan-döşek edinme
yer- yurt edinme kavgasıdır
 
yeni bir yıl daha ve yeni söylemler
bu çocuklarda ne arar
efendiler!!
 
---
 
İnançlarınız var ya...
söyler misiniz?
tanrılar savaşasınız diye mi sizleri dünyaya getirdi
dinler adına,
ideolojiler adına,
ırklar adına,
sınıflar adına
hangi tanrı yarattı savaşı?
 
hangi tanrı istedi diye umulmadık anlarda
hiroşimaya, vietnama, kırıma, afrikaya cesetler yığıldı
ikiz kuleler kanatlı bombalarla binlerce insana mezar oldu
ve hangi uçak işaret eylendi de mermi gibi yere çakıldı içinde masum insanlarla
 
söyler misiniz?
bu hicranı yüreklerde şimdi kim silecek afgan halkının bu cefasını
gladyatörler meydanına dönmüş ırakta
kaç taze yürek
kaç taze can
ve gözleri henüz dünya açılmış kaç bebek yaşama veda ettirildi
 
 
ve
hangi tanrılar istedi diye
kürtler yurt edinemediler
sürgün eylendiler
talan eylendiler
diri diri yakılıp zından eylendiler
 
kayıplar ülkesi yaratıldı kürtlerin ruhunda
kayıplar ve karanlıklar
uzadıkça uzayan hortumlar
halepçe nasıl silinir hafızalarda
tarihin hangi karanlık sayfasına sığdırılacak
kim verecek bu hesabı
nerede bu insanların yeni yıl dilekleri
 
---
 
 
endişe kapı eşiği
endişe bebe beşiği
dam bitişiği
diz boyu rezaletler
vurgunlar ve soygunlar
herkes biri birinden uzak
bakışlar çaresizlik ve gözyaşları sunuyor
karanlık bu mahzende
hiç bitmeyen yakarışlar
ve tanrılara olan yalvarışlar
hep sonuçsuz kalıyor
sonuçsuz kalacaktır
beklentiler büyüdükçe
çıkılmaz bir hal
taşınmaz bir yük oluyor
ve bu yeni yıllarda
yeniden umut olup kapımıza dayanıyor
 
ahhh bu yeni yıllar
şarap ve rakılara sunulan yeni umutlar
sıcak ellere uzanan sahte dostluklar
yaşanılan derin boşluklar
ve bu boşluklarda oluşan dipsiz uçurumlar
yeni yılla beraber
unutula unutula
kısaltıla kısaltıla
yeniden ocağımıza bir çınar gibi dikilir
büyür
ve bizler bu çınarın dallarında asılı kalırken
hiç farkına varmadan
nice yıllara der geçinir gideriz
Ah bu yeni yıllar
Acıları kuşanıp kuşanıp 
yüreğimize süzen yılllar
artık ne dileyecek bir umut
nede söylenecek güzel
bir sözümüz kaldı
Roboskide 35 can daha dün katledilirken
yeni yıla girmek neyimize gerek...
 

SmartNews.com